Sohbet

Sohbet Odalar�

Günlük Sohbet Haberleri

29 Kasım 2010

Üniversite öğrencileri güzergah değiştirtti

Yazar: admin | Kategori: Genel

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün Beşiktaş’taki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde rektörlerle yapacağı toplantı öncesi polis çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.

Bazı öğrenci gruplarının protesto gösterisi yapacağı istihbaratını alan polis, ofis çevresinde kontrollerini sıklaştırdı. Sabah saatlerinde kendilerine Türkiye Gençlik Birliği adını veren yaklaşık 50 kişilik grup, Başbakanlık Çalışma Ofisi önüne gelip basın açıklaması yapmak istedi. Deniz Müzesi önünde grubun önünü kesen polis, göstericilerin çalışma ofisine yaklaşmasına izin vermedi. ” Demokratik, laik bilimsel eğitim, Tayyip’in uşağı Yusuf Ziya İstifa, Natosuz Türkiye, YÖK’süz üniversite” sloganları atan gruptan 3 kişi, caddedeki üst geçite, ‘ ey Tayyip, biz de Cumhuriyet yıkıcısına, Cumhuriyet yıkıcısı deriz ‘ yazan bir afiş astı. Polis afişi asanlara müdahale etti. Afişi kaldıran polis, 3 kişiyi diğer grup üyelerinin yanına getirdi. Burada bir sürede daha başbakan aleyhinde slogan atan grup, olaysız şekilde dağıldı.

Daha önce Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Kampüsünde toplanıp Başbakanlık Ofisine yürüyeceklerini duyuran Öğrenci Kollektif üyesi öğrenciler adına 8 kişilik bir grup, Başbakanlık Ofisi önüne gelip açıklama yapmak istedi. Bu öğrenciler arasında İTÜ’de başbakanı protesto ederken gözaltına alınan ve daha sonra yargılandıkları davada 15 ay hapis cezası olan Ali çoşkun ve Neval Kösedağ da yer aldı.Çoşkun ve Kösedağ’ın ön sırada olması, polis müdürleriyle tartışması ve ellerindeki pişmiş yumurtaları Başbakanlık çalışma ofisine bırakma konusunda ısrarcı olmaları dikkat çekti.

GENÇ SİVİLLERDEN AÇIKLAMA

Yanlarında getirdikleri yumurtaları Başbakanlık ofisinin kapısına bırakacaklarını söyleyen öğrencilere Polis izin vermedi. Basın açıklaması yapan öğrenciler, Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Kampüsünü geri döndü. Burada yaptıkları eylemin amacına ulaştığını söyleyen öğrenciler kalabalık bir şekilde protesto yürüyüşü yapmalarına gerek kalmadığını söyleyip, dağıldılar. Bu arada Genç Siviller üyesi bir grupta Başbakanlık çalışma ofisi önüne gelip, Üniversite öğrencilerinin hapis cezası almasını protesto etti

29 Kasım 2010

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’den eleştiri

Yazar: admin | Kategori: Genel

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, “Siz yargının tabanındaki sorunları gidermezseniz tepede istediğiniz kadar değişiklik yapın, iyileştirme yapın, bunun hiç bir anlamı, yararı olmuyor” dedi.

Gerçeker, Yargıtay’daki iş yükünü azaltmak için daire sayısının artırılması yönündeki görüşleri, makamında AA muhabirine değerlendirdi.

Yargı reformu hazırlanırken öncelikle yargının alt yapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini her zaman vurguladıklarını ifade eden Gerçeker, “Siz yargının tabanındaki sorunları gidermezseniz tepede istediğiniz kadar değişiklik yapın, iyileştirme yapın, bunun hiçbir anlamı, yararı olmuyor” dedi. Bunları söylerken üzüldüğünü dile getiren Gerçeker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her gün şikayet dilekçeleri önüme geliyor. Vatandaş haklı olarak yakınıyor. Davalar uzuyor. Adaletin gerçekleşmesinde geç kalınıyor. Vatandaşa bunları mazeret olarak ileri süremezsiniz çünkü bunları halletmek devletin görevi. Yargının sorunlarını artık bir devlet politikası, hükümet politikası olarak benimsemek lazım. Bu geminin içinde hepimiz varız, bu yangın bütün gemiyi sararsa hepimiz zarar göreceğiz.

Çok büyük sıkıntı içindeyiz. Her şeye rağmen koşullarımızı zorlayarak 250 arkadaşımız büyük bir özveriyle, fedakarlık içinde, yasal koşulları da zorlayarak bu işin üstesinden gelmeye çalışıyoruz ama artık insan gücünü çok aşan bir durum olduğu için yetiştirmek mümkün değil. Onun için bir an önce bizim ilk düşüncemiz Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi. O sayede muslukları kısmış olacağız, Yargıtay’a gelen dosya sayısı azalacak. Şu anda bütün temyiz edilen dosyalar Yüksek Mahkeme’ye geliyor. O zaman Bölge Adliye Mahkemeleri bir süzgeç görevi görecek. Sadece çok önemli dosyalar Yargıtay’a gelecek. Şimdi ’temyiz mahkemesi’ gibi çalışıyoruz, o zaman ’Yüksek Mahkeme’ hüviyetine kavuşacağız. Biz bunları her zaman raporlarımızda, ikili görüşmelerimizde dile getirdik, maalesef önlem alınmakta geç kalındı.”

29 Kasım 2010

Çevre Bakanlığı önünde termik santral eylemi

Yazar: admin | Kategori: Genel

Amasra’ya yapılması planlanan termik santral, Çevre ve Orman Bakanlığı önünde protesto bir grup protestocu tarafından edildi. Sabah saatlerinde Bartın Platformu adı altında Çevre ve Orman bakanlığı önüne gelen yaklaşık 500 kişilik protestocu grubu, Amasra’ya yapılması planlanan termik santrali protesto etti.

CHP’Lİ MİLLETVEKİLLERİ DESTEK VERDİ

Çevre ve Orman Bakanlığı önüne gelen protestocular, “Çileğimi bozma”, “Huzurumuzu bozma”, “Bahçemizde termik santral istemiyoruz” gibi dövizler taşıdı ve “Termik santral istemiyoruz”, “Zehir solumak istemiyoruz” gibi sloganlar attı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eyleme CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Zonguldak milletvekili Ali İhsan Köktürk ve Bartın milletvekili Ali Rıza Yalçınkaya destek verdi.

29 Kasım 2010

Seyrantape’nin proje babasıyım

Yazar: admin | Kategori: Genel

Düğün, cenaze, kokteyl, mağaza açılışı, futbol maçı… Etkinlik ne olursa olsun, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül oradadır. Günde 17 saat çalışıyor, her yere yetişiyor. “Vatandaşın yolunu da, yaparım gönlünü de” diyor.
Mustafa Sarıgül ile Berlin modelini uygulayacağım dediği Feriköy’de buluştuk. Yolda herkes onunla konuşmak istedi, o da herkesle. Girdiğimiz ilk sokakta 20 dakika kaldık; manav, eczacı, su tesisatçısı, herkesle sohbet etti. Ben, “Bu röportaj böyle gitmez. Nasıl yapsak?” diye söylenince, “Haklısınız, gelin röportajı benim evde yapalım” dedi. Ama evde de Sarıgül’ün telefonu susmak bilmedi. O konuşurken, ben evin hizmetlisinden başkan hakkında özel bilgiler topladım. Nihayet telefonu kapattığında, Sarıgül’ün gözyaşlarını koyuverdiği sohbetimiz başladı. Sarıgül, CHP ile ilgili olanlar dışında tüm sorularıma samimi cevaplar verdi:
Çalışmazsanız seçmezler

İstanbul’un bazı ilçeleri, belediye başkanlarına gözü kapalı oy atıyor. Tabii ki çok çalışıyorsunuz ama başka bir şeyler de olmalı, nedir sizin sırrınız?
Gözü kapalı oy atılan yerlerde babadan kalma anlayışlar var. Şişli öyle değil. Burada kesinlikle yaptığınız işlerle imtihan ediliyoruz. Seçmenlerimizin büyük bölümü gecekondu bölgesinde yaşıyor. Kuştepe, Okmeydanı, Feriköy bizim seçmenimiz. Abdi İpekçi ve Büyükdere’nin büyük bölümü iş yeri oldu artık, oralarda daha az seçmenimiz var. 300 bin seçmenimizin yüzde 80’i daha çok mütevazı mahallelerden. Yani genel seçimlerde Ak Parti’ye, yerel seçimlerde bize oy vermiştir seçmenimiz.
Bölgemizde Ak Parti ve CHP arasındaki oy farkı genel seçimlerde 10 bin kadardır. Ama yerel seçimlerde biz onu yüzde 70’lere çıkarıyoruz. Camiye de, sinegoga da, kiliseye de aynı ölçüde destek veren bir başkanım. Vatandaşın yolunu da yaparım, gönlünü de. Sabah 06.00’da kalkarım, gece 23.00’e kadar çalışırım. Çalmadığım kapı, sıkmadığım el yoktur. Çalışmazsanız, kimse üç defa seçmez sizi.

AVM’ler için yasa lazım
Okul yaptırmak belediyenin görevi mi?
Yasaların belediyelere yüklemediği, ancak yurttaşların bizden beklediği görevleri de üstlendik. Depremden hasar gören okulların güçlendirmesini yaptık, kapasitesi yetersiz okullara el attık. Şişli’deki 56 ilköğretim okulunun tamamının bakım ve onarımını yaptırdık. 56 bin öğrencinin okuduğu, 30 tane okulu yıkıp dev okullar yaptım. MEF Okullarında ne eğitim varsa bizde de eğitim aynıdır. Emekli evleri, kreşlerle övünürüm. Bayanlara SPA merkezi açtım. Kadın Kent Konseyi açtık, 14 bin kadın kursiyerimiz var.

Rahat ilişki kurabildiğiniz için mi siyasetçi oldunuz, gençken de böyle miydiniz?
Biz siyasetçiyiz, karşı taraf çekinir yanımıza gelmeye. Karşıdaki selam vermiyorsa bunu dert etmem, ilk selamı ben veririm. Ama sanırım ilkokul dörtten sonra esnafların yanında çalışmam etkili oldu. Mobilyacıda, matbaada çalıştım çocukken. Esnaflık önemli, insanı girişken yapar.

Büyükdere Caddesi üzerinde 30-40 metre aralıklarla 3 AVM var. Caddede akşam çekilmez bir trafik oluyor…
Bunu yatırımcının da düşünmesi ve bizi zorlamaması lazım. Bu konuda bir yasa çıkması lazım. AVM’lerdeki yoğunlaşma dikkate alınıp hastanelerde olduğu gibi ihtiyaca göre izin verilebilir.

Büyük gurur duyuyorumİyi bir Galatasaraylısınız, Seyrantepe Stadı için çok emeğiniz geçti. Yakında hizmete açılacak. Hisleriniz nedir?
Emeğim geçti değil, ben planladım, ben yaptım. Özhan Canaydın’ı oraya ilk ben götürdüm, anlattım. Konuyu TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’a ilk açan benim. Bayraktar, muazzam bir enerji verdi orası için. Projenin babasıyım, çok emek verdim. Herkes, “Hayal, fiyasko, bundan bir şey olmaz” dedi. Ama bugün o eser orada gururla yükseliyor. Projeyi gündeme getiren kişi olarak bundan çok büyük keyif duyuyorum.

Ama Galatasaray kötü gidiyor. Sizce Adnan Polat, stattaki ilk maça çıkabilecek mi?
Galatasaray kongre üyeleri vefalıdır, fedakardır. Adnan Polat, ilk maça elbette çıkacak. Ama o maça iki kişiyle çıkması lazım. Mastafa Sarıgül ve Erdoğan Bayraktar. Bir de yaşasaydı rahmetli Özhan Canaydın.

Polat’ı destekliyorum
Galatasaray’da yeniden yönetici olmayı ister misiniz?
Dört yıl yönetici oldum ve dört kez üst üste şampiyon olduk. Şu anda arzu etmiyorum yaptık, siyasi hedeflerim var.

Adnan Polat yönetimi nerede hata yaptı?
Haldun Üstünel’i göndermekle önemli bir hata yaptılar. Antrenör değişikliğinde geç kaldılar. Ama Sarıgül olarak Polat’ı destekliyorum. Çok iyi niyetli, duygusal bir insan. Hızlı karar alması ve Galatasaray camiasıyla daha sıcak olması lazım.

29 Kasım 2010

Wikileaks’in belgeleri ortalığı karıştırdı!

Yazar: admin | Kategori: Genel

Wikileaks’ın açıkladığı ABD’ye ait gizli belgelerde, Ak Parti’nin kapatılması davasının da ABD belgelerine yansıdığı görülüyor.

“AKP’nin Kapatılmasının Sonuçları ve Bizim Duruşumuz” başlığı ve ’Hizmete özel” koduyla yazılan 04 Kasım 2008 tarihli belgenin giriş cümlesinde, “AK Parti’nin kapatılması davası bu ülkenin geleceğine bir darbedir” ifadelerine yer verildiği dikkat çekiyor.

Büyükelçi Ross Wilson tarafından kaleme alınan belgede, davanın “Türkiye’nin, devletin, ülke demokrasisinin büyümesi ve dinin toplumdaki rolü gibi konuların doğasına ilişkin çözümlenmemiş ihtilafları yansıttığı” görüşüne yer verilen belgede, mevcut durumun bir nedeninin de, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Temmuz 2007’de yeniden iktidar geldikten sonra geçen 9 aylık dönemde tökezlemesi sergilediği başarısız liderlik” olduğu ileri sürülüyor.

Erdoğan’a, baş örtüsü konusunu Türkiye’de yapılacak reformlar listesinin başına getirerek, “ülkenin İslamlaştırılmasından ve gücü dizginlenmemiş bir çoğunluk iktidarından duyulan korkuları yatıştıracak en önemli vasıtalar olan AB reformlarını sürdürmediği” eleştirisinin yönetildiği görülüyor.

ABD’nin öncelikleri, “Türkiye ile ortak çıkarlar çerçevesinde çalışma yeteneğinin muhafaza edilmesi ve ülkedeki demokratik sürecin geniş anlamda desteklenmesi” olarak sıralanıyor ve “Türkler arasında yapılan bu gürültülü, tarihi tartışma ve siyaset yürütmenin”, Türkiye’deki demokrasinin olgunlaşmaya devam etmesi açısından hayati önem taşıdığına işaret edilerek, ABD’nin buna saygı göstermesi ve Türk siyasetine ilişkin görüş belirtmekten kaçınması yaklaşımını benimsemesi tavsiye ediliyor.

Açılan dava hakkında “Bu, bir adli darbe girişimi ve siyasetin, kanuni yöntemlerle Clausewitz benzeri bir şekilde genişlemesidir. Bu iddianame siyasi bir belge olarak yorumlanıyor. Parti ile partideki önde gelen 70 kişinin siyasetten yasaklanmasını haklı çıkarmak için gazetelerden yapılan alıntılara yer veriliyor” ifadeleri kullanıldı.

Belgede, ABD’nin kamuya yapacakları açıklamalarda olumlu ifadelere yer verilmesi tavsiye edilirken, “ABD’nin ülkedeki demokratik kurumlara, Türkiye’nin demokratik değerler ve laik prensiplere olan bağlılığına” olan desteğini vurgulaması, “Türkiye’nin AB’ye giriş hedefine ve ABD’nin, gelecekte Türkiye’nin özgürlüğe ve refaha ulaşmasını sağlayacak kapsamlı siyasi ve ekonomik reformlara verdiği desteğin altının çizilmesi” ABD’nin kamuya yapacağı açıklamalarda dile getirilmesi, tavsiye edilen konular arasında yer alıyor.

ABD tarafından yapılan kamu açıklamalarında. ABD yönetiminin, Irak, Afganistan, Kafkasya, Balkanlar, terörizm, enerji güvenliği, Kıbrıs ile bölgedeki ve dünyanın değişik yerlerindeki sorunlar gibi konularda ortak çıkarları bulunan Türkiye ile birlikte çalışmayı sürdürmeyi çok arzu ettiğinin de özellikle belirtilmesi öneriliyor.

Belgede adli sahanın siyasi mücadele alanına dahil edildiği iddiasında işaret edilen düşünür, 1780-1831 arasında yaşamış Prusyalı general Carl Philipp Gottlieb von Clausewitz. “Vom Kriege” (Savaş üzerine) adlı çok ünlü bir eserin yazarı olan Clausewitz’e göre “Savaş bir siyasi araç olduğu kadar aynı zaman da bizatihi bir siyasi eylem, siyasi faaliyetin devamıdır.”

24 Kasım 2010

Meclisin çalışma saatleri artırıldı

Yazar: admin | Kategori: Genel

TBMM Genel Kurulu 10 Aralık tarihine kadar cuma günleri de çalışacak. Meclisin günlük çalışma saatleri de artırıldı.

AK Parti’nin grup önerisi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Buna göre, Genel Kurul bugün saat 23.00’e kadar çalışacak. Genel Kurul, 25 Kasım, 1, 2, 8 ve 9 Aralık tarihlerinde 13.00-23.00, 30 Kasım ve 7 Aralık birleşimlerinde ise 15.00-23.00 saatleri arasında mesai yapacak. Genel Kurul, 10 Aralık tarihine kadar cuma günleri de çalışacak. Buna göre, 26 Kasım, 3 ve 10 Aralık Cuma günleri 14.00-23.00 saatleri arasında çalışmalar devam edecek.

Öneri üzerine konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, dün Danışma Kurulu önerisiyle çalışma saatlerinin ortak olarak belirlendiğini anımsatarak, yeni düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğunu sordu. Şandır, “Sanırım Sayın Başbakanın talimatıyla alınmış bir karar” dedi.

Muhalefetin onayı alınmadan çalışma gün ve saat sayısının artırılmasının doğru olmadığını belirten Şandır, muhalefetin grup önerileri ile çalışma saati kaybı olacağını, dolayısıyla yeni takvimin yararının olmayacağını söyledi.

Şandır, “Çalışalım, ama buna birlikte karar verelim. Oluşturduğumuz mutabakatı çiğnemeyin. Dayatma yapmaya hakkınız yok” diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, grup önerilerinden dolayı Mecliste fazla mesafe alınamadığını, gündemde bekleyen tasarı ve tekliflerin görüşülemediğini, bu nedenle çalışma saatlerinin uzatılmasını önermek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Gündemde bekleyen Türk Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu tasarıları ile ilgili muhalefetin itirazlarını değerlendirmek ve mutabakat sağlamak için 3 kez komisyon kurulduğunu hatırlatan Bozdağ, “Bu yasalar çıkmadıysa MHP’nin tavrı nedeniyle çıkmadı” dedi. Bozdağ, yeniden bir komisyon kurulabileceğini, kendilerinin buna hazır olduğunu kaydetti.

Bunun üzerine söz alan Şandır, Bozdağ’ın söylediklerinin gerçeği yansıtmadığını, söz konusu yasaların çıkması için daha önce defalarca kendilerinin teklifte bulunduğunu, aslında yasaların çıkmasını AK Parti’nin engellediğini, bu yasaları seçim yatırımı olarak kullanmak istediğini ileri sürdü.

Konuşmaların ardından AK Parti’nin grup önerisi kabul edildi.

Bu arada, CHP’nin kamyoncuların sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

24 Kasım 2010

CHP ve BDP platonik aşk yaşıyor

Yazar: admin | Kategori: Genel

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP ile BDP’nin platonik aşk yaşadığını belirterek, “İttifakın ilk adımları zaten anayasa değişikliği sürecinde atılmıştı. CHP Genel Başkanı, Diyarbakır’da ‘aşk ölmez, eğer gerçekse’ diyerek bir nevi ilanı aşk eyledi” dedi.
Erdoğan’ın dünkü grup toplantısında CHP ve BDP’ye yönelik mesajları şöyle:
PLATONİK AŞK: Şimdiki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere daha 6 ay öncesine kadar CHP üst yönetiminin Kürt meselesi, Doğu-Güneydoğu meselesine nasıl baktığı tüm Türkiye tarafından gayet iyi biliniyor.
Eski Genel Başkan, şimdiki Genel Başkan ve parti sözcülerinin demokratikleşme adımları karşısında uzlaşmaz ve saldırgan tutumlarını izledik. Arkadaşlarımızın zaman zaman BDP ile görüşmelerine nasıl tepki verdiklerini, bizi nelerle itham ettiklerini, hangi iftiraları bize yakıştırdıklarını yaşadık ve gördük.
Öte yandan, BDP’nin CHP’nin bu tutumu karşısındaki duruşunu da hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Biri statükonun en büyük savunucusu, diğeri statükodan en çok dert yanan partilerden biri. Biri Kürt meselesini derinleştiren siyasi zihniyetin siyasi temsilcisi, diğeri bu sorunu dilinden düşürmeyen siyasi parti.
Bu iki ucun aslında platonik bir aşk yaşadıkları bayram ziyaretlerinde ve Sosyalist Enternasyonal toplantısında ortaya çıktı.
KILIÇDAROĞLU İLANI AŞK EYLEDİ: Doğrusu bu partilerin hangi konuda nasıl bir işbirliği içine girebileceklerini milletimiz merak ediyor. Esasen bu platonik aşkın ilk emareleri 12 Eylül halk oylamasında görülmüştü. Parti kapatmalarından çok şikayetçi olan BDP’lilerin parti kapatmayı zorlaştıran düzenlemeye destek vermemeleri, bir nevi CHP’nin ekmeğine yağ sürmeleri çok manidardır. CHP anayasa değişikliğine ‘hayır’ derken, BDP de boykot adı altında ‘hayır’ cephesine gizliden destek vermiş ve ittifakın ilk adımları orada zaten atılmıştı. CHP Genel Başkanı Diyarbakır’da ‘aşk ölmez, eğer gerçekse’ diyerek bir nevi ilanı aşk eyledi. Bu aşkın CHP’yi de, BDP’yi de hangi hülyalara sevkedeceğini hep beraber göreceğiz. Acaba BDP mi statükoculuktan medet umuyor, CHP mi etnik milliyetçilikten medet umuyor?
ZATEN ÖRTÜŞÜYORLAR: ‘Ama şunu da merak ediyoruz: Acaba CHP, BDP’nin Paris’te Sosyalist Enternasyonel’de terör örgütünü meşrulaştırma girişimlerine nasıl bakıyor? Acaba
BDP, CHP’nin Ergenekon avukatlığı hakkında ne düşünüyor? İşte Ak Parti’nin farkı budur. Ak Parti Doğu ve Güneydoğu meselesine siyasi kaygılarla, oy kaygısıyla değil samimiyetle, vicdanı öne çıkaran, demokrasiyi yücelten bir anlayışla bakıyor. Ak Parti, Diyarbakır’da farklı, İzmir’de farklı konuşmuyor. Diyarbakır’da ne söylediyse, aynısını İzmir’de de cesaretle söylüyor.

24 Kasım 2010

Kırmızı kartların arkasında Mourinho çıktı

Yazar: admin | Kategori: Genel

İspanyol basını, Şampiyonlar Ligi’nde deplasmanda Ajax’ı 4-0 yenen Real Madrid’de Sergio Ramos ve Xabi Alonso’nun iki sarı kart sonucu kırmızı kartla oyundan atılmalarının arkasında teknik direktör Jose Mourinho’nun talimatının olduğunu öne sürdü.

Şampiyonlar Ligi’nde grup birincisi olarak çıkmayı garantileyen Real Madrid şimdiden bir üst turu düşünürken, teknik direktör Mourinho sarı kart problemi olan Sergio Ramos ve Xabi Alonso’ya “kendinizi oyundan attırın” talimatı vererek, bu futbolcularının durumunu riske atmak istemedi. Real Madridli Ramos ve Xabi Alonso, Auxerre’ye karşı Santiago Bernabeu Stadı’nda oynanacak son grup maçında kırmızı kart cezalısı olduklarından forma giyemeyecek olurken, üst turda kendilerini tamamen temizlemiş olacaklar.

Xabi Alonso 86., Ramos 90. dakikalarda gördükleri ikinci sarı kartlarla oyundan atılırken, yedek kulübesinde yardımcılarıyla durum değerlendirmesi yapan Mourinho’nun yedek kaleci Dudek’i kullanarak, mesaj ilettiği televizyon kameralarına yansıdı. Dudek, maç esnasında arkadan kaleci İker Casillas’ın yanına giderek Mourinho’nun mesajını verirken, daha sonra Casillas’ın Sergio Ramos’un kulağına bu mesajı iletmesi dikkat çekti.

İspanyol basını “taktiksel oyundan atılma”, “Madrid, oyundan atılmalara kadar maçı kontrolü altında tuttu” ifadelerini kullanırken, Mourinho’nun oyundan atılmaları için futbolcularına mesaj göndermesi polemik yaratacak bir tavır olarak gösterildi. Konuyla ilgili UEFA’nın bir soruşturma başlatıp, Real Madridli futbolculara ve teknik direktör Mourinho’ya ceza verebileceği iddia edildi.

23 Kasım 2010

Üç günde 40 bin kişi izledi

Yazar: admin | Kategori: Genel

Sinemadan çıkanların birbirine tavsiye ettiği Most Productions ve İmaj imzalı film, 121 kopyayla vizyona girdiği 33 şehirde ilk 3 gününde 39 bin 871 kişi tarafından izlendi. Çağlar Çorumlu, Sevinç Erbulak, Genco Erkal, Alican Yücesoy‘un rol aldığı film, sosyal paylaşım sitelerinde de en çok konuşulan konu başlıkları arasında yerini aldı. Twitter’da Cuma günü “Turkey – trending topics”de de yerini alan “Prensesin Uykusu”, Irmak’ın “Issız Adam”dan sonra en iyi açılış rakamı yapan ikinci filmi oldu. “Issız Adam” 3 günde 55 bin 987, toplamda 2 milyon 788 bin 532, “Babam ve Oğlum” ise ilk 3 günde 35 bin 101 kişi tarafından izlenmişti ve beyazperdedeki yolculuğunu 3 milyon 837 bin 885 kişi ile tamamlamıştı.

23 Kasım 2010

Milletvekilleri nefes ölçtürecek

Yazar: admin | Kategori: Genel

Türk Toraks Derneği, Dünya KOAH Günü dolayısıyla, toplumda Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) bilincinin oluşturulması ve nefes ölçüm testinin önemine dikkat çekmek amacıyla, 25 Kasımda, TBMM’de nefes ölçüm testi etkinliği düzenleyecek.

Alınan bilgiye göre, Türk Toraks Derneği KOAH Çalışma Grubu, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Dünya KOAH Günü için düzenleyeceği aktiviteleri 25 Kasıma erteledi.

-KOAH AKCİĞERLERİN ERKEN YAŞLANMASINA NEDEN OLUYOR-

Nefes yollarında mikrobik olmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığı olan KOAH, tütün ve tütün ürünleri, bazı mesleklerde karşılaşılan toz, duman, evlerde kullanılan odun, tezek, kök benzeri yakıtlardan çıkan dumanın solunmasıyla akciğerlerde bir çeşit iltihap oluşturarak, akciğerlerin olduğundan daha erken yaşlanmasına neden oluyor.

KOAH isminin telaffuz edilme güçlüğü ve hastalık yakınmalarının astıma benzer olması nedeniyle, hastalık, çok önemli bir sağlık sorunu olmasına rağmen iyi tanınmıyor. Müzmin bronşit ve amfizem olarak da bilinen hastalık hafif, orta, ağır ve çok ağır olmak üzere 4 evrede değerlendiriliyor.

Hastalığın ilerlemiş olduğu olgularda uzun süren öksürük, balgam ve özellikle yürüyüş ve yokuş tırmanmakla oluşan nefes darlığı en sık görünen yakınmalar olarak dikkat çekiyor.

Bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da sosyal ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp nefes ölçüm testini yaptırması gerekiyor.

-HER 5 KİŞİDEN BİRİNDE KOAH BULUNUYOR-

KOAH Çalışma Grubu bu yıl hastalığı teşhis etmekte kullanılan nefes ölçüm testinin önemini vurgulamak adına “Nefes ölçüm testi yaptırın ve akciğer yaşınızı öğrenin” sloganıyla hareket ediyor.

Türkiye’de toplumda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH bulunuyor.

Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvuruyor ve doğru tanı alabiliyor.

Bu durumda, Türkiye’deki 5 milyona yakın KOAH’lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu biliyor. Ayrıca KOAH en önemli ölüm nedenleri arasında, dünyada 4, Türkiye’de 3. sırada yer alıyor.

Dünyada ölüm nedenleri arasında ilk 3 sırada yer alan hastalıklarda ölüm oranları son yıllarda belirgin azalırken KOAH nedeniyle ölümler yüzde 163 hızla artış gösteriyor. Bu yükselişte “sigara içme salgınındaki artış” en önemli faktör olarak dikkat çekiyor.

Tüm dünyada giderek artan akciğer hastalıklarına dikkat çekmek amacıyla 2010 yılı “Akciğer Sağlığı Yılı” olarak ilan edilmişti.

Dünyada KOAH bilincinin oluşturulması adına çalışan Türkiye’nin de üyesi bulunduğu uluslararası bir organizasyon olan “Global Initiative For Obstructive Lung Disease” (GOLD) bu yıl 17 Kasımda, her yıl yapılmakta olan Dünya KOAH Günü’nün dokuzuncusunu tüm dünya çapında gerçekleştirdi.

Bu yıl da Türk Toraks Derneği Dünya KOAH Günü dolayısıyla, toplumda KOAH bilincinin oluşturulması ve nefes ölçüm testinin öneminin vurgulanması amacıyla, 25 Kasımda Sağlık Bakanlığı ve “Solunum Hastalıklarına Karşı Küresel İşbirliği” organizasyonu olan GARD (Global Alliance against Respiratory Diseases-Kronik Solunum Hastalıkları Kontrol Programı) iş birliği ile TBMM’de nefes ölçüm testi etkinliği yapacak.


sohbet chat sohbet odaları chat yap mynet